Ufuk Esin Kimdir Kısaca Bilgi

Esin, Ufuk (d. 4 Ekim 1933, İzmir), bilimsel tarihleme yöntemlerinin arkeoloji alanında kullanılmasına öncülük eden arkeolog.

Ortaöğreniminden sonra İstanbul Üniver- sitesi’ne girerek 1956’da Edebiyat Fakültesi Prehistorya ve Arkeoloji Bölümü’nü bitirdi. 1957’de Prehistorya Bölümü’nde Kurt Bit­terin asistanı oldu. 1960’ta doktorasını ta­mamladı. 1966’da doçent, 1976’da profesör oldu. 1984’te Halet Çambel’in emekli olma­sından sonra Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı başkan­lığına getirildi.

1952-54 arasında K. Bittel yönetimindeki Boğazköy ve Fikirtepe kazılarına katıldı. 1965’te Nezih Fıratlı ile birlikte Uşak- Selçikler kazısına başkanlık etti. 1968-75 arasında Keban Barajı alanında Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nin (ODTÜ) Keban Projesi çerçevesinde Tepecik ve 1971-75’te Tülintepe kazılarını yönetti. 1978’den son­ra, 1987’de su altında kalana değin, Karaka- ya Barajı alanında gene aynı proje kapsa­mında Değirmentepe kazısını sürdürdü. Burasının Kalkolitik Çağda Fırat kıyısında­ki önemli ticaret merkezlerinden biri oldu­ğu saptandı.

Esin, 1980’de TÜBİTAK bünyesinde oluş­turulan ve tarihlendirme yöntemleriyle kay­nak analizleri konusunda araştırmalar yapan Arkeometri Ünitesi’nin de kurucuları arasında yer aldı. Alan çalışmalarında bu yöntemlerin uygulanmasında çaba gösterdi.

Esin’in çok sayıda bilimsel makalesinin yanı sıra Kuantitatif Spektral Analiz Yardı­mıyla Anadolu’da Başlangıcından Asur Ko­lonileri Çağına Kadar Bakır ve Tunç Ma­denciliği (1969), İlk Üretimciliğe Geçiş Evre­sinde Anadolu ve Güneydoğu Avrupa (1979-81, iki cilt) adlı yapıtları bulunmak­tadır.


Esipova, Anna Nikolayevna, anette essi- poff olarak da bilinir (d. 12 Şubat 1851, Petersburg – ö. 18 Ağustos 1914, Peters­burg), Rus piyanist. Zarif, incelikli ve şarkı söyler gibi piyano çalışı sık sık çağdaşı büyük piyanist Teresa Carreno’nun ateşli çalışıyla karşılaştırılmıştır.

Rusya’da üst düzey bir devlet görevlisinin kızı olan Esipova, Petersburg Konservatu- van’na girerek (1880’de evlendiği) Theodor Leşetizki’nin öğrencisi oldu. 1871’den 1892’ye değin çoğunlukla Batı Avrupa’da yaşadı. Londra’da ilk kez 1874’te, Paris’te de 1875’te çaldı. 1876’da ABD turnesine çıktı. Sonraki yıllarında Petersburg Konser- vatuvarı’nda ders verdi. Seçkin öğrencileri arasında Prokofyev de vardı.

esir, eter olarak da bilinir, eskiden uzay boşluğunu doldurduğu varsayılan esnek madde. 19. yüzyılın sonlarında fizikçiler, havanın ses dalgalarını iletmesine benzer biçimde, esirin de elektromagnetik dalgalan (örn. ışık ve X ışınlan) ilettiğine inanıyor­lardı. Esirin ağırlıksız, saydam, sürtünme- siz, kimyasal ya da fiziksel olarak varlığı saptanamayan ve tüm maddeleri geçiren bir ortam olduğu kabul ediliyordu. Maddenin ve ışığın yapısı daha iyi anlaşıldıkça yetersiz duruma gelen bu kuram, 1881’de gerçekleş­tirilen Michelson-Morley deneyinden(*) sonra iyice zayıfladı. Yer’in esir içindeki hareketini incelemek amacıyla tasarlanan bu deney, esirin herhangi bir etkisinin bulunmadığını gösterdi. 1905’te, Einstein’ m, ışığın ya da herhangi bir elektromagne­tik dalganın hızını evrensel bir sabit olarak ele alan özel görelilik kuramını geliştirme­sinden sonra, esir kavramı gereksiz duruma geldi ve tümüyle terk edildi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir