M. C. Escher Kimdir Kısaca Bilgi

Escher, M(aurits) C(ornelius) (d. 17Haziran 1898, Leeuvvarden – ö. 27 Mart 1972, Laren, Hollanda), grafik sanatçısı. Gerçekçi ayrıntıları şaşırtıcı optik ve kav­ramsal etkiler elde etmek amacıyla kullan­mıştır.

Haarlem’deki Mimarlık ve Dekoratif Sa­natlar Okulu’nda bir süre mimarlık öğrenimi gördükten sonra 1919-22 arasında öğret­menlerinin etkisiyle grafik sanatlara yönel­di. Mezun olduğu yıl yaptığı bir İtalya gezisinden sonra, Roma’ya yerleşti ve 1935’e değin çalışmalarını bu ülkede sür­dürdü; çok sayıda manzara ve kent görü­nümleri .yaptı. İtalya’da faşizmin yayılması üzerine İsviçre’ye geçti, 1941’de Hollanda’ ya döndü.

Kendine özgü üslubunun belirginleştiği 1937’den önceki yapıtlarında gerçeği titizlik­le yansıtma çabası egemendir. Ama gerçek­çi yaklaşımının yanı sıra, ele aldığı doğal biçimlerin (kayalar, bulutlar, hayvanlar) göz aldatıcı bir perspektif içinde gitgide düşsel bir niteliğe büründüğü de izlenir. Escher aldatıcı perspektif kullanarak göz­lemlediği çevreyi iki boyuta indirgemeye ve kendi düş dünyasını somutlaştırmaya yönel­miştir. Bu dönemde ayrıca siyah-beyazm kesin karşıtlığı, gölgeleme ve belli belirsiz ton farklılıkları gibi grafik teknikler üzerin­de de çalışmıştır.

Escher’in 1936’daki İspanya gezisi sırasın­da gördüğü Elhamra Sarayı’yla Kurtuba Camisi’nin duvar çinileri, onun olgun üslu­bunu geliştirmesinde önemli bir rol oyna­mıştır. Bu çinilerdeki geometrik örgelerin yinelenme yoluyla sonsuza kadar çoğaltıla- bilmesi Escher’i büyük ölçüde etkilemiştir. Bu tarihten sonraki resimlerinde bütün yüzeyi çeşitli hayvan (kuş, balık vb) figürle­rinin yinelendiği simetrik düzenlemelerle doldurduğu görülür. Bu yapıtlarında dış çizgi, biçimi zeminden ayıran bir öğe olmak­tan çıkıp yer yer zemini de biçime dönüştü­ren ve dolayısıyla biçimlerin negatif-pozitif olarak iki yönlü gelişmesini sağlayan bir öğe haline gelmiştir.

Escher, 1944’ten sonraki gerçeküstücü ni­telikler çağrıştıran yapıtlarında kullandığı göz aldatıcı perspektifle, mekânsal strüktür- lere şaşırtıcı bir üç boyutluluk kazandırmış­tır. Kâğıt üstündeki iki boyutlu soyut bir strüktürü, başkalaşım (metamorfoz) ve yi­neleme yoluyla üç boyutlu somut figürlere dönüştürmüştür. Escher hem perspektifi hem de çizgiyi yeni baştan yorumlamış, geleneksel olandan uzaklaşarak yeni bir resim gerçeği yaratmıştır.

Escher’i grafik sanatına yönelten başlıca etken, grafik tekniklerle yapılmış yapıtların, dolayısıyla da düşüncenin rahatlıkla istendi­ği kadar çoğaltılabilmesidir. Bir yapıtından LOOO’den fazla baskı yaptığı olmuştur. Önceleri hemen hemen yalnızca ağaç baskı­daki boyuna kesme (woodcut) yöntemiyle çalışmış, 1929’da taş baskıya geçmiştir. 1931’den sonra da enine kesme yöntemini (wood engraving) uygulamış, deneysel amaçların dışında aside yedirme yöntemini hemen hemen hiç kullanmamıştır. 1946-51 arasında mezzotint tekniğini denemişse de ağaç ve taş baskıyı her zaman yeğlemiştir. Escher, sıradan nesnelerin ya da soyut strüktürlerin beklenmedik başkalaşımlarını büyük bir teknik ustalıkla yorumlamıştır. Yapıtları bu nitelikleriyle matematikçilerin ve psikologların olduğu kadar sıradan izle­yicilerin de ilgisini çekmiş, 20. yüzyılda yaygın olarak çoğaltılmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir