Konya Hakkında Bilgi

Konya, (topraklanılın büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi, bir bölümü de Akdeniz Bölgesi sınırları içinde kalan il ve il merkezi kent,; Yüzölçümü 38257; km2 olan Konya ili doğuda Aksaray ve Niğde, güneydoğuda İçel, güneyde Karaman, güneybatıda Antalya, batıda Isparta ve Afyonkarahisar, kuzeybatıda Eskişehir, kuzeyde de Ankara illeriyle çevrilidir. Güneyde Toroslar’ın oluşturduğu doğal sınır, batıda Sultan Dağlarından geçer. Beyşehir Gölü büyük bölümüyle, Akşehir ve Tuz gölleri ise bazı bölümleriyle il sınırları içinde kalır.

Doğal yapı. Toroslar yayının kuzeyinde, Anadolu’nun orta kesiminde yer alan il topraklan genellikle uçsuz bucaksız bir plato görünümündedir. İlin en yüksek noktası, güneydoğu kesimini engebelendiren Bolkar Dağlarındaki Aydos Dağının 3.480 m’ye erişen doruğudur. Güneybatı kesiminde kuzeybatıgüneydoğu doğrultusunda uzanan Geyik Dağlan doğal sınır oluşturur. Geyik Dağları Haydar Dağında 2.249 m’ye yükselir. Batıda aynı doğrultuda sınır çizen Sultan Dağlarıyla Geyik Dağları arasında bir dizi dağ yer alır. Bunlardan başlıcaları Aladağ (2.339 m), Erenler Dağı (2.334 m), Eğriburun Dağı (2.229 m) ve Alacadağ’dır (2.291 m). Karaman ili sınırları içindeki Karadağ gibi sönmüş bir yanardağ olan Karacadağ, Karapınar kentinin doğusunda 2.007 m’ye ulaşır. Genellikle güneyden kuzeye ve batıdan doğuya doğru gidildikçe alçalan il alanının büyük bölümü platolardan oluşur. Bunların en önemlileri Cihanbeyli ve Obruk platolandır. Haymana Platosu kuzeyden il topraklarına sokulur. Platolar ve. bu platolarla dağlar arasında kalan ovalar ülkenin en önemli tarım alanlarındandır. Bunların başlıcaları Konya Ovası), Altınekin Ovası, Atlandı Ovası ve Sakarya’nın yukarı kesimindeki alçak düzlüklerin il sının içinde kalan kesimleridir.

İlin kuzey kesimindeki küçük bir alanın suları Sakarya aracılığıyla Karadeniz’e gider. Akdeniz Havzasına giren güney sulan nı Hadım Göksuyu ile Ermenek Göksuyu toplar. İlini akarsularından hiçbiri denize ulaşmayan Konya Kapalı Havzasında kalır. Bu akarsulardan bazıları havzadaki göl ve bataklıklara dökülür, bazı lan da step topraklarında kaybolur. İlin tarım .alanlarından bir bölümü az sayıdaki bu akarsular üzerinde kurulan barajlar ile akarsulardan bazılarının kanallara alınmasıyla oluşan akaçlama ağı aracılığıyla sulanır. Bunlar Sille, Altınapa, May, Apa ve İvriz barajlarıdır, Konya Kapalı Havzasındaki başlıca akarsular Çarşamba Çayı ve İvriz Çayıdır.
Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölünün batı, Akşehir Gölünün güney ve doğu, Beyşehir Gölünün doğusundaki büyük kesimleri il sınırları içindedir. Suğla,” Çavuşçu (Ilgın), Tersishan, Boluk, Kulu ve Samsam gölleri tümüyle il sınırları içinde kalır. Ereğli yakınındaki Akgöl, Karapınar ile Çumra arasındaki Hotamış Gölü gibi bazıları tuzlu olan bataklık biçiminde ve büyük ölçüde kurutulmuş su birikintilerine de rastlanır. Acıgöl ve Meke Tuzlası ©ölü ise birer maar’dır (patlak çukur),

Dağlık alanlar ..dışında ilin doğal bitki örtüsü steptir. Özellikle ilin rüzgâr aşındırması sonucunda Karapınar kumluğu gibi çölü andıran alanlar oluşmuştur. Step oluşumunun bir başka nedeni de ormanların insan eliyle tahrip edilmesidir. Türkiye’nin en kurak kesiminde yer alan ilin ortasındaki topraklar tuzludur. Dağlık alanlardaki ormanlar ardıç, kara çam, kızıl çam, göknar, meşe ve sedirlerden ‘oluşur.
Ekonomi. Türkiye’nin” tahıl ambarı” olarak nitelenen Konya ilinde büyük miktarlarda bitkisel ve hayvansal üretim yapılır. Tarımın yanı sıra sanayi de önemlidir, Son 10 yılda tarımın il ekonomisindeki payıyla birlikte tarımda çalışanların sayısı da azalmıştır.

Konya ilinde hayvancılık, canlı hayvan ticaretine yöneliktir. Aynca bazı göl ve akarsularda tatlı su balıkçılığı yapılır. Beslenen başlıca hayvanlar koyun, lal keçisi ve Ankara keçisidir.

Yeraltı kaynakları bakımından zengin olan ilin çeşitli kesimlerinde mermer ve kaya tuzu yatakları vardır. Cihanbeyli ilçesinde Tuz Gölü kıyısındaki Yavşan Tuzlası, Türkiye’nin başlıca tuz üretim tesisidir. Ayrıca Sarayönü yöresinde cıva ve linyit, Beyşehir yöresinde barit, kireçtaşı ve linyit, Merkez ilçe yöresinde cıva, bentonit ve magnezit, Bozkır yöresinde asbest ve kireçtaşı, Ilgın yöresinde kil, kireçtaşı ve linyit, Yunak yöresinde magnezit ve sepiyolit (lületaşı), Hadım yöresinde kireçtaşı, Doğanhisar yöresinde barit, Ereğli yöresinde magnezit, Seydişehir yöresinde de alüminyum içeren yataklar vardır. İlin pek çok kesiminde bulunan şifalı su kaynaklarından en önemlisi Ilgın Kaplıcası’dır.

Tarih, Konya yöresinin yerleşim tarihi, Can Hasan, Çatalhöyük ve Erbabaf) kazılarının sonuçlarına göre Neolitik Çağa (İÖ 80005500) değin uzanmaktadır. Can Hasan ve Batı Çatalhöyük’te Kalkolitik Çağa (İÖ 55003500), Alaeddin Tepesi ile Karahöyük’te İlk Tunç Çağma (İO 3500 2000) ait buluntular ele geçmiş, gene Kara höyük’teki kazılarda büyük bir Hitit kentinin kalıntılarına rastlanmıştır. İÖ 13. yüzyıla değin Hititlerin yönetiminde olan Konya yöresi daha sonra Friglerin ve Kimmerlerin egemenliğine girdi. IÖ 7. yüzyılda Lidya’nın, İÖ 6. yüzyılda da Perelerin Kapadokya Satraplığı’nın sınırlan içindeydi. İÖ 334’te Makedonya Krallığı’na daha sonra da Kapadokya Krallığı’na bağlandı. İÖ 1. yüzyılda kısa bir süre Pontus yönetiminde kaldıktan sonra Pontus ile Roma arasında çekişme konusu oldu. Roma döneminde Likonya Eyaleti’nin, Bizans döneminde de Anatolikon Theması sınırları içindeki yöreye yönelen Arap saldırıları 8. yüzyıldan 10. yüzyıl başlarına değin sürdü. Anadolu Selçuklularının kurucusu I. Sü leymanşah’ın 1074’te aldığı yöre, 11. yüzyılın sonunda Haçlıların eline geçti. Bizans ve Haçlı saldmlanna uğradığı bu dönemde Konya adıyla anılmaya başlayan yörenin merkezi Anadolu Selçuklulannın başkentlerinden biriydi. Anadolu Selçuklu döneminde bayındır bir yerleşme haline geldi; Mevlânâ Celaleddin Rumi ile babası Bahaeddin Ve led’in yerleştiği (1228) önemli bir kültür merkezi oldu. Anadolu Selçuklularından sonra, 14. yüzyılın başında Konya’ya Karamanlılar egemen oldular ve kenti bir süre başkent olarak kullandılar. I. Bayezid (Yıldırım) Konya’yı 1398’de Osmanlı toprakla nna kattıysa da, Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra Timur, Konya ve yöresini Karamanlılara geri verdi. II. Mehmed (Fatih) 1466’da Konya, Larende (Karaman) ve çevresini kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı. Karaman Eyaleti’nin ve Mevleviliğin merkezi olan Konya, 16. ve 17. yüzyıllarda çıkan Celali Ayaklanmalarından zarar gördü. Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanan Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nm oğlu İbrahim Paşa 1832’de yöreyi ele geçirdiyse de, Kütahya Antlaşması (1833) uyarınca geri çekildi. Kent, 19. yüzyıl sonlannda Konya vilayetinin merkeziydi. Mondros Mütarekesi’nden (30 Ekim 1918) sonra 22 Ocak 1919’da İngilizler Konya istasyonunu denetim altına aldı. 25 Nisan 1919’da Konya’yı işgal eden İtalyan birlikleri 12 Mart 1920’de çekildi. Kurtuluş Savaşı sırasında Konya’yı etkileyen önemli olaylardan biri de Bozkır Ayaklanmalan ve Delibaş Ayaklanması da denen Konya Ayaklanması’dır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir