Abraham Isaac Kook Kimdir?

Kook, Abraham Isaac (d. 1865, Greiva, Kurland, Letonya rö. 1 Eylül 1935, Kudüs), Yahudi mistik, Siyonist ve Filistin’deki ilk hahambaşıdır.

Doğu Avrupa’da bir süre hahamlık yaptıktan sonra, 1904’te Yafa hahamı oldu ve. orada yeşiva denen bir üst düzey Yahudi okulu kurdu. I. Dünya Savaşı sırasında gittiği Almanya’da, yabana olduğu için gözaltına alındı, ama İsviçre yoluyla İngiltere’ye kaçmayı başardı. Londra’da Machzike Hadath cemaatinin hahamı oldu. Orada, Filistin’de İngiliz manda yönetimi kurulması yolundaki Milletler Cemiyeti kararının temelini oluşturan Balfour Bildirisi (1917) için destek topladı. Savaştan, sonra, Kudüs’teki Aşkenazi (Almanya ve Polonya kökenli Yahudiler) cemaatinin hahamı oldu (1919). 1921’de Filistin hahambaşı seçildi ve yaşamının sonuna değin bu görevde kaldı.

Savunduğu nedamet felsefesine göre, insanın Tanrı’dan kopuşu nesnel bir gerçeklik değil, yüce bir varlığın insanlarca unutulmasıdır. Bu nedenle, insan ile Tanrı arasında birliği, Tevrat aracılığıyla ulaşılacak nedamet sağlayabilir.

Mistik eğilimleriyle tanınan Kook, Yahudilerin ulusal canlanışını, giderek yükselen sapkın akımlara karşı inana güçlendirmeye yönelik ilahi tasarımın bir parçası olarak görüyordu. Bu düşüncesini, birçoğu ölümünden sonra Orot hakodeş (1963-64, 3 cilt; Kutsallığın Işıklan) adlı kitapta, yer alan çeşitli denemelerinde açıkladı.

Öbür önemli yapıtları İggerot ha Reaya (1962-65; Harfler [Reaya, kendi adındaki harflerle İbranice “.görüntü” sözcüğünün harfleri üzerinde bir sözcük oyunuydu]), Orot (1961; Işıklar), Orot ha-Teşuva (1955), Erets- Hefets (1930; Değerli Toprak), Eder ha- Yekar ve-İkvei ha-ton (1967; Değerli Pelerin ve Sürünün Ayak İzleri), Talmud metinleriyle ilgili yazılarım kapsayan Şabbat haArets (1937) ve Mişpat Kohen’dk (1966).

Konstantinos VII. Porphyrogennetos

Konstantinos VII Porphyrogennetos,Vn. KONSTANTİNOS FLAVİOS PORPHYROGENNETOS olarak da. bilinir (d. Eylül 905, Konstantinopolis [İstanbul! – ö. 9 Kasım 959, Konstantinopolis), 913-959 arasında Bizans imparatoru. Yazdığı kitaplar Bizans imparatorluğu ve komşularıyla ilgili en iyi kaynaklar arasında yer alır.

Konstantinos’un Porphyrogennetos (“Mor Oda’da Doğan”) lakabı, imparatorların meşru çocuklarının doğduğu Mor Oda’dan gelir; dolayısıyla evlilik dışı bir ilişkiden dünyaya geldiği yönündeki yakıştırmaları silmeyi amaçlar. Bu yakıştırmalar Konstantinos’un yükselmesini geciktirmiş ve kişiliğinin çekingen yönüne katkıda bulunmuştur. Gerçekten de babasının metresi olan annesi Zoe Karbonopsina, Konstantinos doğduktan kısa süre sonra ve Patrik Nikolaos Mystikos’un sert muhalefetine karşın İmparator Leon’la evlenmişti. Rum Kilisesi dul bir erkeğin genellikle yalnızca bir kez yeniden evlenmesine izin veriyordu; oysa bu Leon’un dördüncü evliliğiydi. Ama Konstantinos, VI. Leon’un tek erkek çocuğu olduğu için meşruluğu onaylandı ve 911’de tahta ortak ilan edildi. 912’de babasının ölmesi üzerine taht amcası Aleksandros’a geçti. Ertesi yıl onun da ölmesi yedi yaşındaki Konstantinos’a tahtın yolunu açta. Naipliğe getirilen Patrik Nikolaos, Bizans ordularını ağır bir yenilgiye uğrattıktan sonra Bizans tahtına göz diken güçlü Bulgar çan Simeon’u yatıştırmak amacıyla Konstantinos’u çarın kızıyla evlendirmeye söz verdi. Ama Bizans’ın Bulgarlara satılması olarak yorumlanan bu plan bir saray darbesiyle boşa çıkarıldı. Bulgar saldırılarına karşı Konstantinopolis’in başarıyla savunulması ve diplomatik görüşmeler sonucunda Simeon’un yalnızca Bulgar çan unvanıyla yetinmesi sağlandı. Bu başarının elde edilmesinde büyük payı olan donanma komutam Romanos Lekapenos 919’da kızının Konstantinos’la evlenmesini, 920’de de Konstantinos’un kendisini ortak imparator ilan etmesini sağladı. Konstantinos, sonraki yıllarda yetkilerini gitgide Lekapenos ve oğullanna kaptırdı.

Romanos Lekapenos, Konstantinos’un naibesi de olan annesini manastıra kapattıktan sonra savaş ve yönetim işlerini üstlendi. Okuma ve yazma tutkusunu babasından miras alan Konstantinos ise tek başına hüküm sürmeye başladığı 40 yaşına değin tüm zamanım araştırmalara ayırdı; ondan sonra da bu uğraşı bırakmadı. İlk kitabı, olduğu sanılan Peri thematon (Themalar Üzerine) imparatorluğun thema’larının (yerel yönetim birimi) kökeni ve gelişimi üzerine eski kaynakların bir derlemesiydi. Oi meta Theophanerı adlı anonim vakayinameye, büyükbabası ve hanedanın kurucusu I. Basileios’un yaşamöyküsü olan Historike Diegesis Tou Biou Basileiou’ya ekleyerek onu yüceltti. Belki de en önemli yapıtı olan ve Latinceye De administrando imperio adıyla geçen Peri Basileiou Takseos (İmparatorluğun Yönetinji Üzerine) adlı dış politika kitabı, Türk ve Slav halklarıyla ilgili bir bilgi hazinesidir. Konstantinos, Latincede De Ceremorıiis aulae Byzarıtinae adıyla bilinen Ekthesistes Basileiou Takseos (imparatorluk Törenleri Üzerine) adlı en kapsamlı yapıtında imparatoru devletin ruhani simgesi durumuna getiren ve görkemiyle yabancıları etkilemeyi amaçlayan tören ve gösterileri aynntılı biçimde aktardı. Bizans yurtseverliğinin anıtı olan bu kitapta bilim adamlarının ağdalı dili egemen olmakla birlikte halkın kullandığı dilden de izler vardı. Ansiklopedik genişlikte yapıtların da hazırlanmasına öncülük eden Konstantinos, Konstantinopolis’teki “üniversite” için saraya davet ettiği öğretmen ve öğrencileri çeşitli devlet görevlerine getirdi. Aynca güzel sanatlar ve el sanatlarıyla ilgilendi.

Bu arada Romanos Lekapenos’un oğullan iktidara sahip çıkma sabırsızlığıyla 944’ün sonunda babalarına karşı harekete geçtiler. Temizlik hareketinin Konstantinos’u da hedef almasından korkarak ayaklanan Konstantinopolis halkı, ancak imparatorun sarayın penceresinde görünmesiyle yatıştırılabildi. Bu bağlılık gösterisinden cesaret alafn Konstantinos Ocak 945’te Romanos’un oğullarını sürgün etti ve yaşamının sonuna değin (959) tek başına hüküm sürdü. Romanos döneminde gözden düşmüş olan Phokas ailesinin dört üyesini en yüksek ordu komutanlıklarına getirdi. Ekthesistes’te Romanos’un ne soylu ne de kültürlü olduğunu belirtmek dışında başka misillemede bulunmadı. Romanos’un, içte sivil ve askeri görevliler, toprak sahibi soylular ve köylü askerler arasındaki hassas dengeyi korumaya, dışta ise Ruslarla dostluğa, Bulgarlarla barışa ve Müslümanlarla savaşa dayanan politikasını değiştirmedi. Bu tutum, Konstantinos’un devlet adamı yeteneklerine olduğu kadar çekingen kişiliğine de bağlanabilir. Karısı ve çocuklarıyla sıcak ilişkisi, saraydaki tören ve gösterilere verdiği önem ve ona birçok dost kazandıran kibarlığı, yumuşak kişiliğinin açık göstergeleridir. Hemen tümüyle tarih araştırmalarıyla uğraşan Konstantinos’un, hükümdarlığı döneminde imparatorluğun ulaştığı refah düzeyine katkısının olmadığı kabul edilir.

Bizans İmparatoru 2. Konstans Kimdir?

Konstans II (KONSTANTÎNOS POGONATÖS) (d. 630, Konstantinopolis [İstanbul] – ö. 15 Eylül 668, Siracusa, Sicilya), 641-668 arasında Bizîans imparatoru. Hükümdarlığı sırasında Bizans’ın güney ve doğu eyaletleri Araplann eline geçmiştir. İmparator III. Herakleios Konstantinos’un oğluydu. Tahta çıktığında 11 yaşında olduğu için ülkeyi Konstantinopolis Senatosu yönetti. Araplar 643’te Mısır’ı ele geçirdiler.

Konstans 655’te, Anadolu kıyısı açıklarında Araplara karşı savaştı, ama savaşta Bizans filosu bozguna uğradı. İmparator, askerlerinden birinin kahramanlığı sayesinde ölümden kurtuldu. 656’da Halife Hz. Osman’ın öldürülmesi üzerine Araplar arasında başlayan iç savaş (fitne), Konstans’a Suriye valisi Muaviye ile bir saldırmazlık antlaşması (659) imzalama olanağı verdi. Konstans’ın iç politikadaki temel amacı, dinsel tartışmaların imparatorluğu bölmesine izin vermeyerek kilisenin birliğini sağlamaktı. 648’de çıkardığı Typos adlı fermanla, Hz. İsa’nın tanrı ve insan doğaları üzerine tartışılmasını yasakladı. Papa I. Martinus Typos’a karşı çıkınca, Doğu ile Batı’dan oluşan birleşik bir Roma İmparatorluğu düşüncesine dayanarak papayı yakalatıp sürgüne gönderdi (653). Ertesi yıl oğlu Konstantinos’u kendisiyle birlikte imparator ilan etti; tahta çıkmasını bu yolla engellediği kardeşi Theodosios’u 660’ta öldürttü.

Kardeş katili olarak halkın nefretini kazandığı için 663’te Konstantinopolis’ten ayrıldı ve Sicilya’da Siracusa’ya yerleşti. Kenti imparatorluk başkenti ve Arap saldırılanna karşı bir savunma üssü yapmayı tasarladığı sırada öldürüldü.

Andrey Kononov Kimdir (Rus Türkolog)

Kononov, Andrey iNikolayeviç (d. 27 Ekim 1906, Petersburg, Rus Çarlığı – ö. 30 Ekim! 1986, Leningrad «[bugün Petersburg], SSCB), Türkiye Türkçesi ve Özbekçe için hazırladığı dilbilgisi kitaplarıyla tanınan Rus Türkolog.

Leningrad Doğubilim Eiıstitüsü’nün Türkoloji Bölümü’nde okudu (1926-30). Sergey Efimoviç Malav’un asistanlığını yaptı (1933-36) . 1937’de Leningrad Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. 1940’ta doçent, 1950’de profesör oldu. Sovyet Türkologlar Komitesi başkanlığını yürüttü (1973- 86).

Orhun Tiirkçesi üzerine bir dilbilgisi çalışması olan Grammatika Yazıka Tyurkskih Runiçeskih Pamyatnikov’la (1980) istanbul Üniversitesi Türlayat Araştırma Merkezi’nin Türkolojiye Üstün Hizmet Armağanı’m kazandı (1985). Öbür yapıtları arasında Grammatika Sovremennevo Turetskovo Yazıka (1934, H. Cevdetzade ile birlikte; Çağdaş Türkçe Dilbilgisi), Grammatika Turetskovo Yazıka (1941; Türkçe Dilbilgisi), Grammatika Sovremennevo Turetskovo Literaturnovo Yazıka (1957; Çağdaş Edebi Türkçenin Dilbilgisi), Grammatika Uzbekskovo Yazıka (1948; Özbekçe Dilbilgisi), Grammatika Sovremennevo Uzbekskovo Literaturnovo Yazıka (1960; Çağdaş Edebi Özbekçenin Dilbilgisi) sayılabilir.

Konrad von Marburg Kimdir?

Konrad VON MARBURG (d. y. 1180, Marburg yakınları ? – ö. 30 Temmuz 1233, Marburg yakınları, Thüringen), Almanya’daki ilk Enkizisyon yargıcı. Acımasızlığı yüzünden kendi ölümüne yol açmıştır. 1214’te Papa III. Innocentius tarafından, Batı Avrupa’da yayılmakta olan Albi heretiklerini bastırmakla görevlendirildi. Bu görevini bir dizi kanlı katliam düzenleyerek yerine getirdi.

1226’da Thüringen prensi IV. Ludwig’in sarayında etkin bir konuma yükseldi. Bir yıl önce Ludwig’in eşi Macaris- tanlı Azize Elisabeth’in günah çıkarma papazı olmuş ve onu aşın bir sertlikle disipline sokmuştu. 1231’de Elisabeth öldü. Papa IX. Gregorius’un Almanya’da başen- kizitörlüğe atadığı Konrad heretikleri yok etmek, rahip evliliklerini önlemek ve ma- nastırlan ıslah etmekle görevlendirildi. Acımasız yöntemleri yüzünden Alman piskopostan Konrad’ın görevden alınması için papaya başvurdular. Konrad, 1233’te Sayn (Bendorf-Sayn) kontu II. Heinrich’i dinden sapmakla suçladı. Mainz’da toplanan piskopos ve prenslerin oluşturduğu meclis Heinrich’i akladı. Bu karann düzeltilmesini isteyen Konrad Mainz’dan atla dönerken yolda öldürüldü. İngiliz yazar Charles Kingsley’ nin Elisabeth üzerine yazdığı The Saint’s Tragedy (1848; Azizenin Trajedisi) adlı manzum oyunda Konrad da betimlenir.

Konrad von Würzburg Kimdir Şair

Konrad VON WÜRZBURG (d. y. 1225, Würz burg ö. 31 Ağustos 1287, Basel, İsviçre), şövalyeliğin çöküşü sırasında saray yaşamının ülkülerini korumaya çalışan Orta Yüksek Almanca dönemi şairi. Profesyonel şair olarak pek çok soylunun hizmetinde bulunduktan sonra Basel’e yerleşti. Aşk şiirleriyle özlü didaktik şiirlerden (Spruchdichtung) uzun epik şiirlere kadar çok çeşitli yapıtlar verdi. Epik şiirlerinden Partonopier und Meliur’de periâşık temasını, Der trojanische Krieg’de (Troya Savaşı) Troya Savaşı’nı işledi. En iyi yapıtları ise kısa öykülü şiirleri, Engelhard, Die Herzmâre ve Keiser Otto mit dem Barte (Sakallı Kaiser Otte) gibi din dışı romanslan ile Silvester, Alexius ve Pantaleorı gibi dinsel konulu efsaneleriydi.

Konrad’ın özgünlüğü içerikten çok üslubunda yatıyordu. Saray yaşamını anlatan şairlerin en büyüklerinden sayılan Gottfried von Strassburg’u kendisine örnek alarak onun stilize tekniğini yer yer abartıp geliştirdi. Şiirlerinden birinde her heceyi uyaklı kullandı. Şiirinin karmaşık yapısı ve belirgin niteliğiyle çağdaşları arasında saygınlık kazandı. Yüzyıl sonra da Meistersinger diye anılan usta şarkıcılar tarafından ortaçağ şiirinin “12 eski ustası”ndan biri olarak benimsendi.

Laurie ve Reggie Doherty Kimdir?

Doherty, Laurie ve Reggie, asıl adları HUGH LAWRENCE DOHERTY Ve REGINALD FRANK DOHERTY (sırasıyla, d. 8 Ekim 1875, Londra – ö. 21 Ağustos 1919; d. 14 Ekim 1872, Londra – ö. 29 Aralık 1910), teniste 1897’den 1906’ya değin üstünlüğü elinde tutan İngiliz tenisçi kardeşler. Wimbledon’ da sekiz kez çiftler şampiyonluğunu kazanarak bu alanda bir rekor kırmışlardır.

Laurie, 1897-1905 arasında toplam 13 birincilik kazanarak Wimbledon erkeklerde en fazla birincilik elde etme rekorunu kırmanın yanı sıra, 1902-06 arasında İngiltere tek erkekler şampiyonluklarını da kazandı. Reggie 1897-1900 arasında Wimbledon tekler şampiyonluğunu elinde tuttu. İki kardeş 1902 ve 1903’te ABD çiftler şampiyonluğunu kazanırken, Laurie 1903’te ABD tekler şampiyonluğunu kazanan ilk yabancı oldu.

Doherty kardeşler 1902-06 arasında Davis Kupası karşılaşmalarında İngiliz takımının vazgeçilmez oyuncularıydı. Bu karşılaşma-larda Laurie, çiftlerde 7-0 ve teklerde 5-0’lık sonuçlarla Davis Kupası finallerinde o güne değin ulaşılmış en iyi dereceleri elde etti. Reggie 1902-06 arasında teklerde yalnızca bir kez, 1902’de ABD’li Malcolm Whitman’a yenildi; 1903’te ise maça çıkmadığından Bili Larned’e hükmen yenilmiş sayıldı.

Doi Takako Kimdir?

Dollmann, Georg (Cari Heinrich) von (d. 21 Ekim 1830, Ansbach, Bavyera – ö. 31 Mart 1895, Münih), Alman mimar. Akıl hastası olan Bavyera kralı II. Ludvvig için büyük bibloları andıran görkemli Linderhof (1869-78), Neuschwanstein (1869-86) ve Herrenchiemsee (1878-85) saraylarını yapmıştır. Yeni-rokoko üslubundaki Linderhof, özellikle bir dağ gibi yükselen biçimiyle oldukça aykırı bir yapıdır.

Richard Wag- ner’in Tannhâuser (1845) operasının ana teması olan ortaçağ Tötonizmini vurgulamak amacıyla yapılmış olan Neuschvvanste- in’da, Christoph Jank’m Thüringen’de Eisenach yakınlarındaki Wartburg Şatosu için gerçekleştirdiği bir projeden yararlanmıştır. Tamamlanmadan kalan Herrenchiemsee ise Versailles Sarayı’nın bir taklidi olarak tasarlanmıştır.

Doi Takako (d. 30 Kasım 1928, Kobe, Japonya), Japon politikacı, eğitimci ve 1986-91 arasında Japon Sosyalist Partisi (JSP) başkanı. Japonya’da bir siyasal partiye başkanlık eden ilk kadın politikacıydı.

Doi bir doktorun kızıydı. Kyoto’daki Doşişa Üniversitesi’ni bitirdikten sonra, burada anayasa hukuku dersleri vermeye başladı. 1969’da Kokkai’ye (Parlamento) seçildi. Çok partili Japon siyasal yaşamının ikinci büyük partisi olan JSP’nin İ986 genel seçimlerinde ağır bir yenilgiye uğraması üzerine, Doi’nin parti başkanlığını üstlenmesi istendi. Doi, savunma ve nükleer silahlanma gibi önemli konularda partinin radikal tavnnı yumuşatmaya çalıştı; örneğin, Japonya’nın Öz Savunma Kuvvetleri’nin sınırlı da olsa bir rol oynamasını kabul etti.

Doi, Japon siyasal yaşamında yeni bir güç olarak ortaya çıkan İcadın seçmenlerin oyunu kazanmada başarılı oldu. Başlangıçta feminist yaklaşımla pek özdeşleşmemesine karşın, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’ yi (LDP) sarsan rüşvet ve seks skandalları- na duyulan tepkiyi yönlendirmede başarılı oldu. Benimsediği “madonna stratejisi” ışığında, bazı kadın adaylar 1989 yazındaki seçimlerde parlamentoya girmeyi başardı. Doi’nin önderliğindeki JSP’nin başarısı karşısında, LDP 30 yıldır ilk kez üst meclisteki çoğunluğunu yitirdi. Ama daha sonraki seçimlerde uğranılan başarısızlıklar Doi’nin Haziran 1991’de görevinden çekilmesine yol açtı.

Rıza Doğan Kimdir (Güreşçi)

Doğan, Rıza (d. 1931, Ankara), Dünya şampiyonluğu kazanmış Türk güreşçi. Güreşe 1952’de Ankara’da başladı. 1958’de Bükreş’te yapılan Dünya Güreş Şampiyonasında grekoromen stilde 67 kilo birinciliğini kazandı. 1960 Olimpiyat Oyunlarındaysa ikinci oldu. Güreşi 1964’te bıraktı ve antrenörlük yapmaya başladı. Türk milli takımını da çalıştırdı.

Doğanşar, Karadeniz Bölgesi’nde, Sivas iline bağlı ilçe ve ilçe merkezi kasaba. Eskiden Hafik’e bağlı bir bucak olan Doğanşar, 9 Mayıs 1990 tarihli ve 3644 sayılı yasayla ilçe yapılmıştır. Doğanşar Belediyesi 1953’te kurulmuştur.

Thomas Dixon Kimdir?

Dixon, Thomas (d. 11 Ocak 1864, Shelby, Kuzey Carolina – ö. 3 Nisan 1946, Raleigh, Kuzey Carolina, ABD), beyazların üstünlüğü düşüncesinin ateşli bir savunucusu olan ABD’li romancı ve oyun yazardır.

Ku Klux Klan’ı sevdirmeyi amaçlayan The Clansman (1905; Klan Üyesi) adlı romanıyla tanınır. Arkadaşı yönetmen D. W. Griffith, The Birth of a Nation (1915; Bir Milletin Doğuşu) adlı destansı filminde bu romanı temel almıştır.

Kuzey Carolina’daki Greensboro Hukuk Okulu’nu bitirdi ve 1886’da baroya girdi. Kuzey Carolina eyalet meclisinde bir yıl kadar yer aldı. Daha sonra Baptist papazı olmak üzere istifa ederek Kuzey Carolina, Raleigh, Boston ve New York kentinde görev yaptı (1889-99). İlk romanı Leopar d’s Spots (1902; Leopar’ın Benekleri) ile birlikte bir üçleme oluşturan The Clansman ve The Traitor’da (1907; Hain) Yeniden İnşa Dönemi’ndeki (1865-77) Güney’i anlattı. Bunları başka roman ve oyunlar izledi. 1939’da gene ABD’de Siyahlarla beyazların ilişkilerini işleyen The Flaming Sword’u (Yanan Kılıç) yazdı. Başkan Harding’in seçim kampanyalarını yöneten Harry M. Daugherty ile birlikte yazdığı The inside Story of Harding Tragedy (1932; Harding Trajedisinin İçyüzü) gibi edebiyat dışı kitaplar da yayımladı.

Son yıllarını Raleigh’de geçirdi ve 1938’den 1943’e değin Kuzey Carolina Doğu Bölgesi, ABD Bölge Mahkemesi kâtipliği yaptı. Demokrat olmasına karşın Franklin D. Roosevelt’in New Deal (Yeni Düzen) politikasına karşı çıktı. Birçok konuda sağcı görüşlerin savunuculuğunu yaptı.