Kariyon Müzik Aleti Nedir

Kariyon Müzik Aleti Nedir Hakkında Bilgi

Kariyon, sabit biçimde asılıp kromatik düzende (yarım aralıklarda) akort edilmiş ve birlikte çalındığında uyumlu armoni sağlayan ve en az 23 tunç çandan oluşan çalgıdır. Genellikle bir kuleye yerleştirilen kariyon, çan tokmalarına bağlı tahta kaldı­raçları ve pedalları bulunan bir klavye aracılığıyla çalınır. Bazen, çan tokmaklarını elektrikle harekete geçiren fildişi klavye de kullanılır. Ama tuşe çeşitlemelerine olanak veren bir anlatıma yalnız tahta kaldıraçlı ve pedallı klavyeyle ulaşılabilir. Bazı kariyonlar, ses alanının bir bölümü delikli levhalar aracılığıyla otomatik olarak çalınabilecek gibi yapılmıştır.

Kariyonların çoğunun ses dizisi üç ya da dört oktav, bazısı da beş, hatta sekiz oktav genişliğindedir. Burdon yani en düşük per­deli nota, herhangi bir perdede olabilirse de, genellikle orta Do’ya yakın ses verir. Ağır kariyonlarda bu notayı seslendiren çanın ağırlığı 6-8 ton, hatta 10 ya da 12 ton kadar olabilir. New York kentindeki River- side Kilisesi’nin 20 tonluk çam, dünyanın en ağır kariyon çanıdır. Ses dizisinin üstüne doğru çıkıldıkça çanların ağırlığı azalır; en tiz sesleri çıkaran çanlar 9 kg dolayındadır. Çan tokmaklarının ağırlığı 300-400 kg’yi bulan büyük kariyonları çalmak için büyük bir fiziksel enerji gereklidir; bu nedenle ağır çan tokmakları karşı ağırlıklarla dengelenir.

Kariyon müziği genellikle yalnızca bu çalgı için düzenlenmiştir. 17. ve 18. yüzyılların barok müziği çanlara kolayca uyarlanabilir. Vivaldi, Couperin, Corelli, Handel, Bach ve Mozart’ın pek çok yapıtı da kariyon transkripsiyonuna kusursuz biçimde uyum sağlar. Ama 19. yüzyıl romantizm akımının müziğini, özellikle de çağdaş müziği kari- yonda çalmak için parçaların özenle seçil­mesi gerekir. Doğaçlama ise, çoğunlukla halk şarkıları gibi tanıdık ezgilerde uygulanır.

Kariyon sözcüğü önceleri Fransa’da dört sabit saat çanı için kullanılırdı; ortaçağ Latincesindeki quadrilionem (Latince quad- ri: “dört”) adı da buradan gelir. Sonradan her sabit çan topluluğuna kariyon dendi. 14. yüzyılda, saat mekanizmalarına bağlanabi­len ve ağırlıkla hareket ettirilen mızraplı döner tamburlar yapıldı. Mızrapların hare­ket ettirdiği kaldıraçlar telle çekiçlere bağlanıyor, hareket eden çekiçler de çanlara vuruyordu. Sonraki 150 yıl boyunca çanlar­da bu yöntem uygulandı. Bugün kariyon olarak bilinen çan takımı da ilk kez 1480 dolaylarında Flandre’da, büyük olasılıkla Aalst ya da Anvers’te yapıldı. Flamanlar, çınlatılan silindirlerle birlikte kullanılacak tahta bir klavye düzeni tasarladılar. Felemenk’in tüm bölgelerinde ve Fransa’nın kuzeyinde kısa sürede benimsenen bu yeni buluş, başka yerlerde ancak günümüzde yaygınlık kazanabildi.

Kariyon sanatı, 17. yüzyılın sonlannda, Fran- çois ve Pierre Hemony adlı Felemenkli dökümcülerin elinde doruk noktasına ulaştı. Bu iki dökümcü, çanı kesin olarak akort etmeyi, özellikle çanın iç akordunu, yani karma sesini oluşturan parsiyelleri düzenlemeyi başardılar.

Bugün Belçika sınırlan içinde kalan Mechelen, 16. yüzyıldan bu yana kariyon sanatı­nın en önemli merkezi durumundadır. İlk resmî -kariyonculuk görevi de 1557’de, bu kentin St. Rombold Katedrali’nde oluştu­rulmuştur. Katedralin kariyonu, bugün de dünyadaki benzerleri içinde en ünlüsüdür. 1881’den 1941’e değin burada çalan Jef Denyn, sanatın yeniden canlanmasına öncü­lük etti; 1922’de ilk kariyon okulunun yanı sıra bu alanda etkinlik gösteren bir de yayınevi kurdu. Aynı yıl kariyon ABD’de de tanınmaya başladı. Biri New York kentindeki Riverside Kilisesi, öbürü Chica­go Üniversitesi’nin Rockefeller Şapeli’nde olmak üzere, her birinde 72 çan bulunan dünyanın en büyük iki kariyonu bu ülkede yapıldı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir