Eski Eser Sergileri Nerelerde Kurulur Kısaca

eski eser, âsar-i atîka olarak da bilinir, Tarih öncesi ve tarihsel dönemlere ait bi­lim, kültür, din ve güzel sanatlarla il­gili taşınır ve taşınmaz varlıklara verilen genel ad. Türkiye’de eski yapıtların ko­runmasına ilişkin önlemler ilk kez 23 Nisan 1906 tarihli Asar-ı Atika Nizamnamesi ile öngörülmüştür (bak. âsar-ı atika nizamna­meleri). Bu nizamnameyi yürürlükten kal­dıran 25 Nisan 1973 tarihli ve 1710 sayılı Eski Eserler Kanunu da 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun kabul edildiği 21 Temmuz 1983 tarihine değin yürürlükte kalmıştır. Bu sonuncu yasanın 6. maddesine göre korunması ge­rekli taşınmaz kültür varlıkları 19. yüzyıl sonuna değin yapılmış taşınmazlar, 19. yüz­yıl sonrasında yapılmış olup önem ve özel­likleri bakımından Kültür ve Turizm Bakan­lığınca korunmaları zorunlu görülen taşın­mazlar, sit alanı içinde bulunan taşınmaz kültür varlıkları, Türk ulusal tarihindeki önemleri nedeniyle zaman kavramı ve tescil söz konusu olmaksızın ulusal Kurtuluş Sa­vaşı’nda ve Cumhuriyet’in kuruluşunda bü­yük tarihsel olaylara sahne olmuş yapı ve alanlar ile Mustafa Kemal Atatürk tarafın­dan kullanılmış evlerdir. Bununla birlikte Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu’n- ca mimari, estetik, arkeolojik, tarihsel ve benzeri önem ve özellikleri bakımından korunması gerekli görülmeyen taşınmazlar bu kavramın dışında bırakılır. Sözü edilen madde bir dizi eski yapıt örneğine yer vermiştir. Eski Eser Sergileri Nerelerde Kurulur Kısaca

Yasanın 23. maddesine göre ko­runması gerekli taşınır kültür varlıkları tarihöncesi ve tarihsel dönemlere ait arkeo­loji, sanat tarihi ve etnografya açılarından belge değeri taşıyan ya da ilgili bulundukları dönemin toplumsal, kültürel, teknik ve bilimsel özellikleriyle düzeyini yansıtan ya da ender bulunur özelliklere sahip olan her türlü taşınır mallardır. Yasa eski yapıt niteliğindeki kültür varlıklarını, koruma yöntemleri bakımından üç kategoriye ayır­mıştır: 1) Devlet malı niteliğini taşıyanların devletin elinde ve müzelerde bulundurul­ması ve korunup değerlendirilmesi devlete aittir, 2) mazbut ve mülhak vakıflara ait olanlar Kültür ve Turizm Bakanhğı’nm gözetim ve denetimi altında tutulur, 3) özel müze ve koleksiyoncuların elinde bulunan­larla ata yadigârı olup özel kişilerin elinde ve kullanımında bulunanlar Kültür ve Tu­rizm Bakanlığı’nın tescil ve denetimine bağlı tutulmak koşuluyla maliklerinin mül­kiyetinde ve kullanımında bırakılır. Bunlar­dan devletin mülkiyetine geçirilmesi zorun­lu görülenler devletçe satın alınır.

Yurtiçinde korunması gerekli kültür var­lıklarının yurtdışına çıkarılması yasaktır (m. 32). Yasanın kapsamına giren taşınır ve taşınmaz eski yapıtların ortaya çıkarılması için gerekli araştırmalar, sondajlar ve kazı­lar, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yapılır. Ama bakanlık, bilimsel ve mali yeterliğini onayladığı yerli ve yabancı kurul ve kurum- lara araştırma izni verebilir. Sondaj ve kazı yapma izni ise bakanlığın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu’nca verilir (m. 35).

Aynı kazı kurul ya da kurumuna birden fazla yerde kazı yapma izni verilemez (m. 37). Kazı izninin süresi bir yıldır. Ge­rekli görülen durumlarda bu süre, her yıl sonunda başvurunun yenilenmesi koşuluyla uzatılabilir (m. 40). Türkiye’deki elçilikle­rin ve konsoloslukların mensuplarına son­daj ve kazı izni verilemez (m. 49). Ayrıca bak. onarım ve koruma.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir