Eski Cami Nerede Tarihi Hakkında Kısaca Bilgi

Eski Cami, Edirne’de, kentin merkezinde, çok ayaklı, çok kubbeli plan şemasında cami. 1414’te I. Mehmed (Çelebi) zamanın­da bitirilmiştir. Mimarı, bazı kaynaklara göre Konyalı Haçı Alaeddin, bazılarına göreyse Ömer bin İbrahim’dir. Yapı, kare­ye çok yakın, hafifçe çarpık dikdörtgen planlıdır. Kenar uzunlukları 50 m kadardır. Beden duvarları çeşitli büyüklükte kesme taşlarla, son cemaat yeri revakları taş ve tuğla sıralarıyla almaşık olarak örülmüştür. Son cemaat yeri iki yanda ikişer aynalı tonoz, ortada bir kubbeyle örtülüdür. Bu kubbe ve tonozlar kalın ayakların taşıdığı penci kemerlere oturur. Caminin çatı örtü­sü, üç sıra halinde yerleştirilmiş dokuz kubbeyle oluşturulmuştur. Çapları 12,50 m’yi geçen bu kubbeler, ortadaki kare kesitli dört büyük ayağı birbirine ve beden duvarlarına bağlayan, geniş, penci kemerle­re oturur. İki yan sıradaki kubbeler daha alçak, orta sırada yani mihrap ekseni üze­rindekiler daha yüksektir. Orta sırada, he­men cümle kapısından sonra gelen kubbe­nin tepesinde bir aydınlık feneri vardır.

Eski Cami, kubbeye geçiş öğelerinin her türlüsünün bir arada kullanılmış olması bakımından ilginç bir yapıdır. Geçişler mih­rabın önündeki kubbede yelpaze biçiminde­ki üçgenler, orta kubbede mukarnaslar, fenerli kubbede tromplarla sağlanmış, iki yan sıradaki kubbelerde ise bu işlev pan­dantiflerle yüklenmiştir. Mihrapla minber mermerdendir. Kemer ve kubbelerin içi 18. yüzyılda yapılmış bezemelerle, ayakların üstüyse celi sülüs ve talik yazılarla kaplıdır.

Büyük yazıt levhası ve kavsarasmdaki mukarnaslarıyla mermer cümle kapısı, 18. yüzyılda yapılmıştır. Bundan başka caminin doğu ve batı cephelerinde (kuzey köşesine yakın) iki kapısı daha vardır.

Kuzeydoğu köşesinde, beden duvarının üstünde yükselen tek şerefeli minare camiy­le birlikte yapılmıştır. Kuzeybatı köşesinde­ki minare ise yapının yanında, beden duva­rına bitişik olarak yükselir. İki şerefeli bu minareyi II. Murad’m yaptırdığı sanılır. Kürsü bölümünün batı cephesinde bir de çeşme vardır.

Eski Cami, çok kubbeli camilerin en ünlü örneği olan Bursa Ulucamisi’nden(*), önünde bir son cemaat yerinin bulunmasıy­la ayrılır. Ayrıca hemen hemen aynı büyük­lükte olan iki yapıdan Bursa Ulucamisi’nin 20 kubbeyle örtülmesine karşılık, ondan yalnızca 20 yıl kadar sonra yapılan Eski Cami’nin (daha büyük çaplı) dokuz kubbey­le örtülmesi, kubbe yapımında daha ileri bir aşamaya ulaşıldığını gösterir. Eski Cami, Osmanlı erken dönem mimarlığındaki çok kubbeli camilerin sonuncusudur. Bu şema daha sonra 16. yüzyıl başında İstanbul’daki Zincirlikuyu Camisi ile klasik dönemde gene İstanbul’daki Mimar Sinan’ın Piyale Paşa Camisi’nde (ayak sayısı ikiye indirile­rek) denenmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir