Enrico Dandolo Kimdir Biyografisi Kısaca

Dandolo, Enrico (d. 1107?, Venedik – ö. 1205, Konstantinopolis), 1192-1205 arasın­da Venedik Cumhuriyeti dükü (doge). Bi­zans İmparatorluğu’nun Latin istilasına uğ­ramasına ve Venedik’in büyümesine yol açan IV. Haçlı Seferi’nin başlıca destekleyi­cilerinden olmuştur. Babası Vitale önemli devlet görevlerinde bulunmuştu. Dandolo, siyasal yaşamı bo­yunca Venedik hükümeti adına önemli görevlerle birçok kez yabancı ülkelere gön­derildi. 1171’de Konstantinopolis’e (İstan­bul) giden bir heyette Dük Vitale II. Michiel’e eşlik etti.

Ertesi yıl, Bizans büyük­elçisi ile birlikte yeniden Konstantinopo­lis’e gitti ve bir söylentiye göre Venedik’in çıkarlarını savunma konusunda fazlaca gay­retkeş davrandığı için Bizans imparatoru­nun emriyle kör edildi. Ama IV. Haçlı Seferi’nin tarihini yazan ve Dandolo’yu kişisel olarak tanıyan vakanüvis Geoffroi de Villehardouin, bu görme bozukluğunun ba­şından aldığı bir yaradan ileri geldiğini belirtir. Dandolo, Konstantinopolis’teki gö­revinden sonra Sicilya Krallığı’na (1174), daha sonra da Ferrara’ya (1191) büyükelçi atandı. Dük Orio Mastropiero’nun manastı­ra çekilmesi üzerine, 1 Haziran 1192’de 85 yaşındayıcen dük seçildi.

İlk olarak görevinin yetki ve sorumlulukla­rını belirten “düklük yemini”ni etti. Düklü­ğü sırasında ceza yasasını değiştirdi ve Venedik’in geleneksel yasalarını hukuksal bir temele yerleştirerek medeni kanunun ilk toplu basımını yaptı. Para sistemini de değiştirdi ve grosso ya da matapan adı verilen bir gümüş sikke bastırdı. Böylece, Doğu ile ticaretin gelişmesini amaçlayan geniş ölçekli bir ekonomi politikası başlattı.

Dandolo, 1192’de Verona ve Treviso, 1200’de Aquileia patriği, 1199’da Bizans imparatoru, 1201’de de Kutsal Roma-Ger- men imparatoru ile antlaşmalar yaptı. 1199’da Pizalılarla yaptığı savaştan zaferle çıktı.

Bütün bunlara karşın, Dandolo’nun tarih­sel önemi IV. Haçlı Seferi sırasında oynadı­ğı role dayanır. Fransız baronlarının ordula­rını taşımak için yaptığı anlaşmalar; Maca­ristan kralının elinde bulunan Dalmaçya kıyılarındaki Zara’nm (bugün Zadar) ele geçirilmesinde Fransız baronlarının yardım­ları karşılığında Haçlı Seferi için parasal kaynak bulması ve Konstantinopolis’i ele geçirebilmek için Haçlıları ikna etmesi sefe­rin kaderini belirlemiştir. Ayrıca, vakayina­melerde belirtildiğine göre, ilerlemiş yaşına karşın çarpışmalara ön saflarda katılmış ve adamlarını yüreklendirmiştir.

Konstantinopolis’in Haçlıların eline geç­mesinden sonra, Bizans İmparatorluğu top­raklarının Venediklilerin payına düşen bö­lümüne atıfla kendisi ve gelecekteki Vene­dik dükleri için “bütün Roma İmparatorlu­ğu’nun dörtte bir buçuğunun efendisi” un­vanını aldı. Seferin en güçlü önderlerinden biri olarak Konstantinopolis’teki harekâtla­rı yönetmek ve Venedik’in çıkarlarım kolla­mak amacıyla burada kaldı. Venedik’teki Büyük Kanalın kıyısında bulunan büyük Dandolo Sarayı’nın inşası için oğlu Renier’e Konstantinopolis’in değerli mermerlerinden gönderdiği söylenir. Sarayın bulunduğu San Luca’da 19. yüzyılda yapılan bir kazıda, Mudejar üslubunda bir binanın kalıntıları ile yeşil mermerden bir sütun bulunmuştur.

Dandolo 1205’te Konstantinopolis’te öldü ve üstüne dükün başlığı ile Aziz Markos’un arması işlenmiş mermer bir lahit içinde Ayasofya’nın girişine gömüldü. Lahtin, 1453’te Ayasofya’nın camiye çevrilmesi sı­rasında kaldırıldığı sanılmaktadır.

Dandolo dük olduğunda, Venedik Cum­huriyeti içte ve dışta önemli sorunlarla karşı karşıyaydı. Dandolo, ileri bir medeni kanun ve anayasal sistem oluşturarak iç sorunları çözdü. Venedik’in Adriyatik ve Doğu’daki çıkarlarını gözetmek amacıyla uyguladığı kurnazca ticari yöntemlerle geniş topraklar elde etti. Ayasofya’ya gömülmesi, Vene­dik’in zengin ve güçlü bir devlet olmasında Konstantinopolis’in taşıdığı önemi vurgula­yan bir simge olmuştur.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir