Dandenoııg Sıradağları Nerede Kısaca Açıklama

Dandenoııg Sıradağları, Avustralya’da. Victoria’nın güney kesimindeki Melbour- ne’un doğusunda, Avustralya Cordillerası’ nin bir bölümünü oluşturan sıradağlar. Adı, Avustralya Yerli dilinde “yüksek” anlamına gelen tanjenong sözcüğünden gelir. En yük­seği Dandenong Dağı (635 m) olan 500 m’nin üstünde birkaç tepesi vardır. Yakın- lanndaki kıyı ovasının iki katı yağış alan verimli volkanik topraklarla kaplı sıradağ­larda yoğun bir bitki örtüsüne rastlanır. Melbourne’un dış mahallelerinin içlerine kadar sokulduğu bölgede meyve ve çiçek bahçeciliği ile mandıracılık yaygındır. Sıradağlann güneybatı yamaçlarında ve aynı adı taşıyan çayın üzerinde yer alan Dandenong kenti, tarım ürünlerinin pazar- landığı ve işlendiği bir merkezdir. 1852’de Dandenong’da kurulmuş olan okaliptüs ya­ğı fabrikasının Avustralyalıların kurduğu ilk şirket olduğu sanılmaktadır. 1960’ların baş­larından sonra bölge sanayi alanında hızlı bir gelişme göstermiş ve planlı gelişmeyi sağlamak amacıyla 1977’de Dandenong Sı­radağları İdaresi kurulmuştur. Sıradağlar Melbourne’un başlıca eğlence ve dinlence alanıdır; kentin su gereksiniminin büyük bölümünü de karşılar. Doğayı koruma alan­larının arasında lirkuşlarıyla ünlü Sherbroo- ke Orman Parkı ve Ferntree Gully ile Churchill ulusal parkları yer alır.

Dandin (ü. 6. yy sonlan ve 7. yy başları, Hindistan), Sanskrit dilinde yazdığı düzyazı romanslan ve şiir yorumlarıyla tanınan Hintli yazar. Ona ait olduğu kesinlikle belirlenmiş yapıtlar yalnızca Daşakumara- çarita (On Prensin Serüvenleri) ve Kavya- darşa’dır (Şiir Sanatının Aynası). Daşakumaraçarita aşk ve taht peşinde koşan 10 prensin başından geçenleri konu alır. Yapıtta insanın kötü yanlarının ger­çekçi betimlemeleri ile doğaüstü güçlerin büyüleri ve tanrıların insan ilişkilerine ka­rışmaları iç içe geçmiştir. Kavyadarşa ise Kavya’mn (saray şiiri) çeşitli türlerine uygun düşen ideal üslup ve duyarlığı tanımlayan bir edebi incelemedir.

Dandolo aîlesi, Venedik tarihinde önem taşıyan eski İtalyan ailesi. Kentin lagündeki adacıklardan anakaraya yayılmaya başladığı dönemde hızla önem kazandı. 11. yüzyılda artık zengin aileler arasına girmiş, San Luka, San Severo ve San Moise kollarının da öne çıktığı 12. yüzyılda ise kilise ve devletteki en yüksek görevler için mücadele edebilecek konuma gelmişti. 1146-54 ara­sında Grado patriği olan Enrico di Domeni- co Dandolo’nun, Michiel ailesine ve 1130- 48 arasında dük (doge) olan Pietro Polani’ ye karşı ayrıcalıklarını savunmak için müca­deleye girmesi üzerine, bütün Dandolo ailesi sürgüne gönderildi. Yaklaşık 10 yıl sonra evlilik bağları ve siyasal ayrıcalıklar yoluyla yeniden barış sağlandı. Michiel ailesinin gücü azalınca, Dandolo- lar ile Dük Sebastiano önderliğindeki Ziani ailesi arasında çekişme baş gösterdi. Sebas­tiano kendinden önceki Venedik düklerinin savaş yanlısı politikaları yerine, barışa ve içte yapılacak reformlara dayalı bir program öneriyordu. 1192’de San Luka kolundan yaşlı Enrico Dandolo (ö. 1205) dük oldu. Enrico, Bizans imparatorunu devirip Kons- tantinopolis’te (İstanbul) bir Latin impara­torluğu kurulmasına yol açan IV. Haçlı Seferi’nin düzenlenmesinde etkin rol oyna­dı. Ayrıca Doğu’da ailesi için geniş bir nüfuz alanı sağladı. Marco Dandolo, Ege Denizindeki Andros Adasının yöneticisi oldu; Giovanni Dandolo ise uzun süre Tyros (Sur) kolonisini sömürecek olan güç­lü bir kumpanya kurdu. Ama Dandoloların politikası, kolonicilerin Venedik’ten kopma eğilimi göstermesi üzerine sorunlar yarattı. Bu gelişmeye tepki olarak 13. yüzyılın büyük bölümünde Ziani ve Tiepolo aileleri iktidara geldi. Dandolo ailesinin etkinliği de Girit, Negroponte (Eğriboz), Ege Adaları ve Dalmaçya’yla sınırlı kaldı. Venedik’teki bir iç bunalım döneminde Tiepolo ailesine karşı tepkilerin büyümesiy­le, 1280’de San Severo kolundan Giovanni Dandolo (ö. 1289) dük oldu. Aynı dönemde Venedik ve Cenova arasındaki mücadele, Akdeniz’de genel bir bunalıma dönüşmek üzereydi. Bunalımın yükünü Dandolo aile­sinden gelen öbür iki dük çekmek zorunda kaldı: Francesco (1329-39) ve Andrea (1343-54). Her yanda müttefikler arayan Dandololar uzlaşmayı inatla reddettiler; bu arada deprem, veba salgını (1348), mali kriz ve Cenovalılar karşısında uğranan son yenil­gi de (1354) durumu iyice güçleştirdi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir