Damat İbrahim Paşa Külliyesi Nerede

Damat İbrahim Paşa Külliyesi, Nevşe­hir’de Çamikebir mahallesinde, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’mn 1718-26 arasında yaptırdığı cami, medrese, imaret, sıbyan mektebi hamam ve handan oluşan külliye.

Nevşehir Kalesi’nin altına, kentin yüksek bir noktasına yerleştirilmiş olan külliyenin camisi Kurşunlu Cami adıyla da bilinir. Güney, kuzey ve batıdan üç girişi olan geniş bir avlu içinde yer alır. Avlunun kuzey kapısı çapraz olarak yapılmıştır. Avludaki şadırvan da, bu kapıyla caminin cümle kapısını birleştiren çapraz eksenin üzerinde değildir. Şadırvan 12 köşeli bir su haznesin­den ve sekiz sütuna oturarak bunu örten bir kubbeden oluşur. Ahşap kubbenin içi Lale Devri üslubunda kalem işleriyle bezen­miştir.

Kesme taştan yapılmış camiye beş kubbeli bir son cemaat yerinden girilir. Buradaki revak kemerleri iki renkli taştandır, kubbe­lerin içi kalem işleriyle bezenmiştir. Cami­nin kare planlı ana mekânını örten yaklaşık 17 m çapındaki kubbe, dört trompla (tonoz bingi) sekizgen bir kasnak üstünde yükselir.

Tromp kemerleri iç duvardaki gömme sü­tunlara oturur. Bütün bu öğeler Lale Devri kalem işlerinin yetkin örnekleriyle kaplıdır. Dikdörtgen biçimli geniş mihrab nişi, mer­merle kaplanmış ve bitkisel örgelerle be­zenmiştir. Üzerini yarım bir aynalı tonoz örter.

Yapının dışında, güney duvarının köşele­rindeki payandalar kademeli olarak yükselir ve trompların hizasında, kubbeyle örtülü seki/gen birer ağırlık kulesiyle son bulur. Kubbe kasnağının sekiz köşesinde de aynı biçimde kubbeyle örtülü sekizgen ağırlık kuleleri vardır. Dikey hareket böylece vur­gulanırken, yapı her yükseklik kademesinde ince silmelerle çevrelenerek yatay çizgiler de ortaya çıkarılmıştır. Dış cephesi genel olarak klasik dönem üslubuna uygun olan camiye bu özellikler Lale Devri’ne özgü bir görünüm kazandırır. Alışılmıştan daha yük­sek kürsü, pabuç ve gövde bölümleri ve şerefesinin altındaki süslemeleriyle minare bir 19. yüzyıl yapısıdır.

Külliyenin medrese, imaret ve sıbyan mek­tebi, bir kenarı cami avlusunun batı duvarı­na paralel, dik açılı üçgen biçiminde bir alanda yer alır. Medrese bu alanın kuzeyine yerleştirilmiştir. Doğu ve batısında eyvanlı iki girişi, kare biçimli, revaklı bir avlu çevresinde 17 tane öğrenci hücresi, kuzey köşesinde bir dershanesi vardır. Dershane­nin pandantifler üstüne oturan kubbesi kalem işleriyle bezelidir. Yapı bugün Nev­şehir Merkez Kitaplığı olarak kullanılmak­tadır.

Medresenin güney duvarına bitişik olan imaret yan yana dizilmiş bir mutfak ve iki

 

yemek odasından oluşur. Mutfak kubbeyle, bitişiğindeki oda beşik tonozla, ikinci oda da aynalı tonozla örtülüdür. İmaret bugün, üçgen alanın ucuna yerleştirilmiş sıbyan mektebiyle birlikte müze olarak kullanıl­maktadır. Sıbyan mektebinin alt katı kaya­ya oyulmuştur. Bunun üstünde iki kubbeli bir revak ve aynalı bir tonozla örtülmüş dikdörtgen biçimli dershane odası yer alır.

Hamam külliyenin kuzeyinde, öbür yapı­lardan ayrı inşa edilmiştir. Kubbeyle örtülü ve ortasında sekizgen biçimli bir havuzu bulunan soyunma bölümünden soğukluğa geçilir. Dikdörtgen planlı bu bölümün orta­sı kubbeyle, bir yanı beşik tonozla, öbür yanı aynalı tonozla örtülmüştür. Sıcaklığa beşik kemerli bir kapıdan girilir; ortasında göbek taşı, yanlarında kurnalı sekiler var­dır, üzeri bir kubbeyle örtülüdür. Sıcaklığa bitişik su deposu ve külhan yer alır.

Beylik Hanı adıyla bilinen han, cami avlusunun doğusundadır. Handan günümü­ze yalnızca kayalara oyulmuş olan bir arka bölümle, bunun önünde, üzeri tonozla örtü­lü üç mekân kalmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir