Dama Oyunu Nasıl Oynanır

dama, bitişik kareleri iki karşıt renkteki bir tahta üstünde oynanan dünyanın en eski oyunlarından biri. Günümüzde biraz farklı kurallarla milyonlarca insanın oynadığı da­maya benzer oyunların İÖ y. 1600’de Mı­sır’da oynandığı bilinmekte, Homeros ile
İngiltere ve Amerika’da dama. İki kişi tarafından 64 karelik bir tahta üstünde, 12’si koyu (siyah), 12’si açık (beyaz) renkli 24 yassı taşla oynanır. Oyunda yalnızca koyu kareler kullanılmakla birlikte anlaşıl­masını kolaylaştırmak için çizimlerde karele­rin ters renkte gösterildiği de olur. Kareler çizimde gösterildiği gibi numaralandırılır ve oyunun başlangıcında siyah taşlar l’den 12’ye kadar olan karelerde, beyazlar ise 21’den 32’ye kadar numaralanmış karelerde yer alır.

Platon’un yapıtlarında da bu oyunlardan söz edilmektedir. Yaklaşık 12. yüzyıldaki bir uyarlamayla 64 karelik satranç tahtası üstünde oynanmaya başlamış, 15. yüzyılın sonlarında zorunlu taş alma kuralı eklenmiş ve böylelikle modern damanın özü ortaya çıkmıştır.

Dama, taşın çapraz olarak ileriye, bitişik boş kareye sürülmesiyle oynanır. Siyahlar önce başlar. Bitişik karede rakibin bir taşı varsa ve bu taşın arkasındaki kare boşsa, üstünden atlayarak rakibin taşını almak ve boş kareye kendi taşını koymak zorunludur. Alınan taş oyundan çıkartılır. Yeni gelinen karede de aynı durum söz konusuysa, aynı yönde ya da zikzaklarla birbirini izleyen atlayışlar sürdürülmelidir. Birden çok yön­de atlama yapılabilecek durumlarda oyuncu istediği yönü seçer. Taş, dama sırası adı verilen son sıraya ulaştığında üstüne aynı renkten bir taş daha konarak dama yapılır. Dama olan taş geriye gidebilir ve geri giderken de taş alabilir. Rakip oyuncunun bütün taşları alındığında ya da kalan taşları­nın önü kapatılarak hareketleri engellendi­ğinde oyun kazanılmıştır. İki oyuncunun da kazanamayacağı görülür ve oyun yineleme­lerle sürerse beraberlik ilan edilir. Önceleri ustaların oyunlarında hiçbir kısıt­lama yoktu; açılış hamleleri de tümüyle serbestti. Ama turnuva oyunlarında fazla ihtiyatlı usta oyuncuların çok sık berabere kalması, oyuncuları daha değişik ve cesur oyun tarzlarına zorlayan yöntemlerin gelişti­rilmesine yol açtı. Örneğin tarafların ilk hamlelerinin oynanabilecek 47 kombinezon içinden kura ile saptandığı iki hamle kısıtla­ması ve siyahın ikinci hamlesinin de önce­den belirlendiği üç hamle ya da Amerikan kısıtlaması gibi kurallar kondu. Daha az kullanılan bir başka yöntem de oyun başla­madan önce birer taşın kurayla oyundan çıkarılmasıdır. Resmî olmayan yaygın biçi­minde ise kısıtlamasız özgün dama oynan­maktadır.

Türk daması. Tahtadaki 64 karenin hepsi­nin kullanıldığı bir dama türüdür. Oyuncu­ların 16’şar taşı vardır. Taşların 8’i ikinci, 8’i de üçüncü sıraya dizilerek oyuna başlanır. Taşlar ileriye ya da yana doğru hareket edebilir; geri ya da çapraz gidemez. İleriye ya da yana doğru üstünden atlanan taş alınır. En fazla taş alınabilecek yönde hareket edilmelidir. Alman taşlar tek tek oyundan çıkartılır. Dama olan taş ileriye, yana ya da geriye doğru istenildiği kadar ilerleyebilir. Polonya daması. Daha çok kara Avrupa’ sında oynandığından Avrupa daması olarak da bilinir. Oyun 100 karelik bir tahta üzerinde 20’şer taşla oynanır. Taşlar çapraz olarak ileriye doğru hareket eder, ama taş alırken hem ileri hem geri gidilebilir. Raki­bin arka sırasına ulaşan taş dama olur. Ama son sıraya ulaşıldığında hâlâ alınabilecek taş varsa, oyuncu bunları da almak zorundadır. Bu hareket sonucunda son sıradan uzakla­şan taş dama olmaz; hamlesini tamamladı­ğında son sırada kalırsa dama olur. Dama alan taş çapraz olarak birkaç kare birden gidebilir; korunmasız taş ya da damaları ılabilir ve taş almak üzere yönünün değişti- •ebilir. Oyuncu en çok taş alabileceği yönü eçmek zorundadır; seçmezse kendi taşını ya da damasını kaybeder. Alman daması Damenspiel, İngiltere’deki gibi 64 karelik tahtada 12’şer taşla oynanan bir tür Polonya damasıdır. İspanyol daması. İngiltere ve Amerika’da oynanan damaya benzeyen İspanyol dama­sında taşlar ileriye doğru olduğu kadar, geriye de hareket edebilir. Dama olan taş, aynı yönde olmak üzere çaprazmdaki bütün boş karelerden geçebilir, yolu üzerindeki taşları alabilir ve taş almak için yön değişti­rebilir.

Halma. Yunancada “atla” anlamına gelen halma, 1880 dolayında ortaya çıkmış bir tür damadır. Oyuncular 256 karelik tahtanın bir köşesine yerleştirilen taşları karşı köşeye ilerletmeye çalışır. Taşlarının tümünü karşı köşeye yerleştiren oyunu kazanır. İki kişi 19’ar taşla, dört kişi ise 13’er taşla oynar. Dört kişilik oyunda ikişer kişi ortak olabilir.

263 damak yarıklığı

Halma üç kişiyle de oynanabilir, ama karşı köşesinde rakip bulunmayan oyuncunun şansı daha azdır.

Taşlar her hamlede bir boş kare olmak üzere herhangi bir yönde ilerleyebilir. Ayrı­ca, ilerisinde boş bir kare bulunan bitişikte­ki rakip ya da kendi renginden taşın üstünden atlayabilir. Üstünden atlanan taş oyundan çıkarılmaz. Bir hamlede pek çok atlama yapılabilir; bunu sağlamak için oyuncular kendi taşlarında merdiven ya da şeritler oluşturmaya çalışır.

Çin daması. Sayıları iki ile altı arasında değişebilen oyuncuyla oynanan Çin daması halma’dan türemiş, 1930’larda ABD’de de oynanmaya başlamıştır. Taşların hareketi halma’daki gibidir ama taş yerine genellikle bilyalar kullanılır. Her oyuncunun 10 ya da 15 taşı vardır. Oyun tahtası ise altı köşeli bir yıldız biçimindedir ve üstünde kareler yeri­ne küçük delikler v >rdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir