Divan Şiirinin Özellikleri

Türk edebiyatının dönemlerinden birisi de divan edebiyatıdır. Divan edebiyatında kaleme alınan şiirler de dönemin özelliklerini yansıtmaktadır. Bu yazımızda sizlere divan şiirinin özellikleri kısaca konulu yazımızı sizlere sunacağız.

  • Aruz ölçüsü ile kaleme alınan divan şiirinin temel nazım birimi beyittir.
  • Divan şiirlerinde Arap ve İran edebiyatının nazım biçimleri direk kullanılmıştır.
  • Yaygın bir şekilde zengin kafiye ve tam kafiye kullanılmıştır ve şiirlerde ahenk büyük önem taşıdığı için redifler de sık sık kullanılmıştır.
  • Divan şiirlerinde önemli olan parça yani beyit özelliğidir.
  • Divan şiirlerinde dil ve anlatım süslü bir yapıdadır bu nedenle de mazmun adı verilen kalıplaşmış sözler kullanılmaktadır.
  • Divan şiirlerinde genel olarak insana olan aşk, eğlence ve içki gibi temalar işlenmekle birlikte din ve tasavvufi konular da tercih edilmektedir.

Nafile Oruç Nedir

Müslümanlara Allah tarafından emredilen ibadetlerden birisi de oruçtur. Dinimize göre sağlığı el veren ve ergenliğe girmiş olan her Müslüman oruç tutmak ile yükümlüdür.

Oruç ibadeti, kendi arasında tutulduğu zamana ve niyete göre de gruplandırılmaktadır. Bu yazımızda sizlere nafile oruç nedir kısaca açıklayacağız.

Dinimizde farz ve vacip olan oruçların dışında insanların tutmuş olduğu oruca “Nafile oruç” adı verilmektedir. Bu bağlamda nafile kelimesi gereksiz anlamında kullanılmamaktadır. Nafile oruç, İslam dininde farz ve vacip olan oruçların dışında tutulan oruç anlamına gelmektedir. Nafile oruç; farz ve vacip oruçların dışında insanların daha fazla sevap işlemek için tuttukları oruçlardır.

Nafile orucu, mubah olan tüm günlerde tutulabildiği gibi bazı günlerde de nafile orucun tutulması daha faziletli ve sevaptır.

İlk Müslüman Olanlar Kimdir

610 senesinde Hıra dağında Cebrail meleği aracılığı ile Hz. Muhammed’e ilk peygamberlik vahyi gelmiştir ve böylece İslam dinini Hz. Muhammed yaymaya ve anlatmaya başlamıştır. Zaman geçtikçe önce peygamber efendimizin çevresi olmak üzere aşamalı bir şekilde Müslüman olmaya başlamıştır. Bu yazımızda sizlere ilk Müslüman olanlar kimlerdir kısaca açıklayacağız.

İslam dinini kabul ederek Müslüman olan ilk kişi peygamber efendimizin eşi Hatice’dir. Ardından peygamber efendimizin amcasının oğlu Hz. Ali, arkadaşı Hz. Ebubekir, peygamber efendimizin evlat aldığı çocuk Zeyd Bin Harise ilk Müslüman olan kişilerdir.

Yukarıda saymış olduğumuz kişilerin ardından ise Hz. Muhammed’in çevresindeki kişiler ve sahabeler Müslüman olmaya başlamıştır böylece git gide Müslüman olan kişilerin sayısı artmıştır.

Borç Yiğidin Kamçısıdır Ne Demek

Atasözleri; asırlar öncesinde yaşayan atalarımızın olaylar ve durumlar karşısında duygularını ve düşüncelerini ifade etmek için söz grupları kullanmışlardır ve bu söz grupları kalıplaşarak günümüze “Atasözleri” olarak gelmeyi başarmıştır. Bu yazımızda sizlere günlük yaşantımızda sık sık kullandığımız atasözlerinden birisi olan borç yiğidin kamçısıdır ne demek kısaca açıklayacağız.

İnsanlar ihtiyaç duyduklarında çevrelerindeki insanlardan borç alırlar ve bir süre sonra borçlarını geri ödeyeceklerini ifade ederler. Bazı insanlar aldıkları borcu ödeyebilmek için gerekirse gece gündüz çalışırlar ve borçları oldukları için sürekli çalışma ihtiyacı duyarlar böylece sorumluluk sahibi olurlar. Bu durum için de gündelik yaşantımızda “Borç yiğidin kamçısıdır” atasözünü sık sık kullanırız.

Pili Kim Buldu

İnsanoğlunun yeryüzünde var olduğu andan itibaren insanoğlu içindeki merak duygusu ve her şeyi bilme isteği ile araştırmıştır ve dönemin özellikleri doğrultusunda hayatı kolaylaştıran ve gelişmelerin kapısını aralayan icatlar yapmıştır. Pil de insanlığın büyük icatlarından birisidir. Bu yazımızda sizlere pili kim buldu kısaca açıklayacağız.

Pilin icadı ve gelişimi milattan önce 250 ile milattan sonra 640 yılları arasında meydana gelmiştir. İtalyan fizikçi olan Alessandro Volta ilk pili icat etmiştir.

Çalışmaları sırasında elektrik elde edebilmek için iki metale ve sıvıya ihtiyaç olduğu kanaatine varan Volta; bakır ve çinkoyu tuzlu suya batırdığı süngere yerleştirmiştir ve böylece elektrik akımı elde ederek 1800 senesinde “Volta pili” adı verilen pili icat etmiştir.

İşleyen Demir Işıldar İle İlgili Cümle

Günümüzde bir çok atasözünü karşılaştığımız olay ve durumlar karşısında duygu ve düşüncelerimizi çevremizdeki insanlara ifade edebilmek için kullanırız. Gündelik yaşantımızda sık sık kullandığımız atasözlerinden birisi de işleyen demir ışıldar atasözüdür.

Bazı insanlar tembeldirler ve bu nedenle de çalışmayı sevmezler, önlerine gelen her şeyin hazır bir şekilde hiç çaba göstermeden hazır olmasını isterler. Bazı insanlar ise tüm ihtiyaçlarını kendileri karşılayabilmek için sürekli çalışırlar ve üretici olurlar ve çalıştıkça da hem kendilerine hem de çevrelerine karşı faydalı olurlar. İşte böylece insanlar için de “İşleyen demir ışıldar” atasözü kullanılır.

İşleyen Demir Işıldar İle İlgili Cümle:

  • Birden işleyen demir ışıldar dedi ve kolları sıvayarak işe koyuldu.
  • Çalışan insan üretir çünkü işleyen demir ışıldar.

Mikroskobun Kullanıldığı Alanlar Nelerdir

Günümüzde tüm canlı türleri üzerinde bir çok bilimsel araştırmalar ve çalışmalar yapılmaktadır. Yeryüzünde gözle görülen canlıların olduğu gibi aynı zamanda gözle görülemeyecek kadar ufak olan canlılar da yaşamaktadır ve dolayısıyla bu canlılar üzerinde de bilimsel çalışmalar yapılmaktadır.

Yapılan bilimsel çalışmalar sürecinde bir çok araç ve gereç kullanılır bu araç ve gereçlerden birisi de mikroskoptur.

Mikroskop, gözle görülemeyecek kadar minik olan mikrop ve bakteri gibi canlıların gözlemlenmesi için kullanılan bir alettir. Bu yazımızda sizlere mikroskobun kullanıldığı alanlar nelerdir kısaca açıklayacağız.

Mikroskobun bir çok çeşidi vardır ve her çeşidi farklı alanlarda kullanılmaktadır. İşte mikroskobun kullanım alanları:

  • Mikrobiyoloji laboratuvarlarında,
  • Biyoloji laboratuvarlarında,
  • Jeoloji biliminde,
  • Metalürji biliminde,
  • Hücre yapılarının incelenmesinde,
  • Tıp biliminde ve patoloji alanında yoğun bir şekilde kullanılmaktadır.

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri

Türk edebiyatı yaşanılan dönemlere göre farklı dönemlere ayrılmıştır ve her dönemde kaleme alınan eserler aynı zamanda döneminin özelliklerini de taşımıştır. Bizler bu yazımızda sizlere edebiyat dönemlerinden birisi olan divan edebiyatının genel özellikleri kısaca bahsedeceğiz.

  • Divan edebiyatı Arap ve İran edebiyatının etkisi ile birlikte medrese eğitimi almış kişilerin başlattığı bir edebi dönemdir. Bu nedenle de divan edebiyatı biçim, konu ve dil bakımından Arap ve İran edebiyatı özelliklerini yansıtmaktadır.
  • Divan edebiyatında dilimize Arap ve İran dilinden çok fazla yabancı kelime girmiştir.
  • Divan edebiyatında eserlerin tümü yazılı eserdir dolayısıyla da sözlü eser hiç bulunmamaktadır.
  • Düz yazının kullanıldığı divan edebiyatında aynı zamanda nazım yani şiir biçimi çok fazla kullanılmıştır.
  • Halk edebiyatı ile karşılaştırıldığında divan edebiyatının müzik ile ilgili oldukça azdır.
  • Dini ve sosyal konular oldukça az bir şekilde işlenirken din dışı ve kişisel konular sık sık tercih edilmiştir.

İsrafın Ülke Ekonomisine Etkileri

İnsanların sahip olduğu kaynakları ya da ülke kaynaklarını plansızca, düşüncesizce ve tükenip tükenmeyeceğini düşünmeden gelişigüzel kullanmasına “İsraf” adı verilmektedir. İsrafın hem kişinin kendi bütçesine hem de ülke ekonomisine zararı oldukça büyük olmaktadır. Bu yazımızda sizlere israfın ülke ekonomisine etkileri kısaca açıklayacağız.

İsrafın boyutu ne kadar büyük olur ise kişinin bütçesine ve ülkenin ekonomisine verdiği zarar da o kadar büyük olacaktır.

Ülke bünyesinde sahip olunan elektrik, su, yiyecek ve içecek gibi kaynaklar vatandaşlar tarafından ne kadar düşüncesizce ve savruk bir şekilde kullanılırsa ülkenin de o kadar çok gideri olacaktır ve dolayısıyla da israfın boyutu kadar ülke ekonomisi olumsuz yönde etkilenecektir. Çünkü ülke içinde tüketim arttıkça üretim de tüketimi karşılamak amacı ile artacaktır. Bu da daha fazla kaynağa ihtiyaç duyulmasına neden olacaktır.

Işık Kirliliği Nedir

Günümüzde teknoloji ve bilimin gelişmesi ile birlikte insanların yaşam standartları ve şartları da her gün daha da yükselmektedir.

Teknolojik gelişmeler her ne kadar beraberinde olumlu sonuçlar getirse de olumsuz sonuçlara da neden olmaktadır. Bu olumsuz sonuçlardan birisi de günümüzde oldukça yaygın olan çevre kirliliğinden birisi olan ışık kirliliğidir. Bu yazımızda sizlere ışık kirliliği nedir kısaca açıklayacağız.

Işık kirliliği kısaca; aydınlatmaların yanlış yerde, yanlış zamanda ve gereğinden fazla kullanılmasına verilen isimdir.

Nasıl hava kirliliği havayı, su kirliliği suyu kirletiyor ise ışık kirliliği de aydınlatmaların kirlenmesine ve hatta bir çok canlının zarar görmesine neden olmaktadır. Bu nedenle de sokaklarda, evlerde ve iş yerlerinde yapılan aydınlatmaların yeteri kadar olmasına ve fazla olmamasına özen gösterilmektedir.